KURUMUMUZDA PERSONEL VE HÜKÜMLÜLER İÇİN

SAKAL-I ŞERİF EŞLİĞİNDE DİNİ KONFERANS PROGRAMI


Kurumumuz hükümlüleri ve memurlarına Emirdağ Müftülüğü ile işbirliği çerçevesinde Sakal-ı Şerif gösterimi eşliğinde 2 imam ve 1 vaiz tarafından dini konferans programı gerçekleştirildi.

SAKAL-I ŞERİF NEDİR?

Peygamber Efendimizin (asm) mübarek sakalına veya saçına genel bir kavram olarak sakal-ı şerif veya lıhye-i şerif denilir.

Efendimizin (asm) tıraş olurken, kestiği mübarek sakal tellerini bazen sahabelere teberrüken verdiği rivayet olunmuştur. Bununla beraber Efendimize (asv) ait her şeyi titizlikle muhafaza eden sahabeler, Efendimiz (asm) tıraş oldukça sadece sakallarından değil saçından kesilen mübarek tüyleri de muhafaza etmişlerdir.

GÜNÜMÜZE KADAR NASIL ULAŞMIŞTIR

“Hz. Peygamber'e ait sakalların günümüze kadar üç yolla ulaştığı düşünülebilir:

Birincisi Ashab-ı kiramdan, Hz. Peygamber'in sakalından bir parçaya sahip olanlar bunu ne pahasına olursa olsun korumak azmini göstermiş; vefat ederken de aynı duygularla evlâdına intikal ettirmiştir. Böylece bu sakal telleri asırlar boyunca kutsal bir miras olarak babadan oğula, dededen toruna intikal etmiştir.

İkinci yol zaman içinde sonraki asırlarda yaşayan Müslümanların da bu mübarek sakaldan bir tek tele bile sahib olmak arzusunu göstermeleridir. Böylece evlerinde, ellerinde sakal-ı şerîf bulunan aileler, komşularına ve diğer din kardeşlerine, gösterdikleri aşırı sevgi ve ilgiden ötürü -ellerindeki miktar elverdiği ölçüde- armağan etmişlerdir. Böylece ikinci elden sahip olan aileler de bunu kutsal bir emanet bilmiş ve muntazam bir şekilde korumuşlardır.

Üçüncü yola gelince; zaman içinde halifeler bu tip sakal-ı şerîf parçalarını gerek kaybolabileceği endişesiyle, gerekse halkın rağbet gösterdiği kutsal emanetleri elleri altında bulundurmak gayesiyle Hz. Peygamber (asv)'den intikal eden kılıç ve bürde (hırka) gibi şeylerle beraber özel korumaya almışlardır. Tarih boyunca Hicaz bölgesine hizmet götüren Müslümanlar tarafından bu emanetler sağlam bir şekilde korunmuştur. Böylece bu emanetler Hulefâ-i Râşidîn'den Emevî'lere, onlardan da Abbasîlere geçmiştir. 1258'de Bağdat'ın Moğollar tarafından tahribini müteakip, Abbasî halifeleri Memluk sultanlarına sığınmışlar ve emânât-ı mukaddese (kutsal emanetleri) yi oraya taşımışlardı. Böylece Mısır, Yavuz Selim tarafından 24 Ağustos 1516 tarihinde ele geçirilince -sakal-ı şerîf de dahil- kutsal emanetlerin tümü İstanbul'a getirilmiştir. Tetkiklere göre dînî ve tarihî bakımdan büyük önem taşıyan bu mübarek emanetler, başlangıçta devlet hazinesinde korunmuşsa da, sonra Topkapı Sarayının Hırka-i Saâdet dairesinde koruma altına alınmış ve bu itina neticesinde günümüze kadar gelmiştir. Şu anda Topkapı Sarayı Müzesinde bulunan bu kutsal emanetler arasında yer alan sakal-ı şerîfler değerli sandık ve kutular içinde korunmaktadır.”

 

 

ADLİYEMİZ
ADLİYEMİZ
SİTEMİZİ
 
EMİRDAĞ AÇIK CEZA İNFAZ KURUMU Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. ------> Web Master: ESRA BİRHAN